Uganda Genelkurmay Başkanı General Muhoozi Kainerugaba (ayn zamanda Uganda Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni’nin oğlu), sosyal medya platformu üzerinden Türkiye’ye yönelik sert ve tehditkar açıklamalar yaparak iki ülke arasındaki gerilimi yeniden tırmandırdı. Kainerugaba yaptığı paylaşımlarda, Ankara ile her türlü bağı kopardıklarını öne sürerek ülkedeki Türk vatandaşlarının derhal bavullarını toplayıp Uganda’yı terk etmesini istedi. Ayrıca 18 Eylül’de Türkiye’nin Kampala Büyükelçiliği önünde kalabalık bir protesto gösterisi düzenleneceğini duyurdu ve bu sürece karşı çıkacak kişileri “Türk ajanı” olarak nitelendirip tutuklayacaklarını iddia etti. (Genelkurmay Başkanı’nın Türk vatandaşlarının ülkeyi terk etmesiyle ilgili yaptığı bazı paylaşımları daha sonra sildiği de bildirildi.) Gerilimin Arka Planındaki Temel Unsurlar:Fred Lumbuye Meselesi: Krizin merkezinde, Türkiye’de yaşayan ve Uganda yönetimi tarafından hedef alınan muhalif/blogger Fred Lumbuye yer alıyor. Kampala hükümeti, hakkında yakalama kararı bulunan Lumbuye’nin Türkiye tarafından iade edilmesini veya sınır dışı edilmesini talep ediyor. Ankara’nın bu talebi yerine getirmemesi Uganda tarafında büyük rahatsızlık yaratıyor. Somali ve Bölgesel Rekabet: Kainerugaba daha önce de Türkiye’nin Somali’deki askerî ve siyasi faaliyetlerini hedef almış, hatta Ankara’dan Uganda’ya mali kaynak aktarılmasını talep eden gerçekçi olmayan çıkışlarda bulunmuştu. İki ülke arasındaki güç mücadelesi Afrika Boynuzu ve Doğu Afrika ekseninde hissediliyor. Ekonomik ve Siyasi Anlaşmazlıklar: Geçmişte Türk şirketlerinin Uganda’daki projeleri (örneğin demiryolu projeleri) ve ikili anlaşmalar üzerinden de çeşitli kriz iddiaları gündeme gelmişti. Resmi Durum Ne?Her ne kadar Ordu Komutanı Kainerugaba çok sert ifadeler kullansa ve sosyal medyadan ültimatomlar verse de, Uganda Dışişleri Bakanlığı veya Cumhurbaşkanlığından Türk vatandaşlarının sınır dışı edilmesine, diplomatik ilişkilerin kesilmesine ya da büyükelçiliğin kapatılmasına dair resmi ve bağlayıcı bir karar açıklanmış değil. Bu durum, krizin şimdilik üst düzey bir komutanın sosyal medya çıkışları ve siyasi baskı hamleleri üzerinden ilerlediğini gösteriyor. Türkiye-Uganda hattındaki gelişmeler ve 18 Eylül’de yapılması planlanan gösteriler yakından takip ediliyor.