Tarihi Cehaletle Silmeye ÇalışmakAKP’li Turgutlu Belediye Meclisi üyesi Nevim Baş’ın sözleri sadece talihsiz değil, tarihe, Cumhuriyet’e ve akla meydan okuyan bir cehalet örneğidir.“
Atatürk, seçme ve seçilme hakkını başörtüsü olmayan kadınlara vermiştir.Bana seçilme hakkını Cumhurbaşkanımız vermiştir.”Bu cümle, ya Cumhuriyet tarihini bilmemekten ya da bilip bilinçli şekilde çarpıtmaktan doğar. İkisi de ağırdır.Gerçekler rahatsız eder ama değişmez:Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1930–1934 yıllarında, kılık kıyafet ayrımı yapılmadan, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde verilmiştir.O dönemde “başörtüsü yasağı” diye bir mesele yoktur; böyle bir ayrım sonradan siyasallaştırılmıştır.Seçilme hakkını bir kişiye ya da bugünkü bir iktidara bağlamak, Cumhuriyet’i yok saymak, anayasal kazanımları lütuf gibi sunmak demektir.Daha da vahimi şu:Bu sözleri söyleyen kişi, kendisini referans aldığı İslam hukukunun temel hükümleriyle de çelişmektedir.İslam fıkhında:Kadının yönetici olamayacağı görüşü asırlardır tartışmalıdır ve yaygındır.Kadın, mirasta erkeğin yarısı kadar pay alır.Mahkemede iki kadının şahitliği bir erkeğe denk sayılır.Bu gerçekler ortadayken, laik Cumhuriyet’in sağladığı siyasal haklarla koltukta oturup, sonra o Cumhuriyet’i küçümsemek ikiyüzlülüğün kitabıdır.Açık konuşalım:Bugün bir kadın belediye meclisinde oturabiliyorsa,Bunu sarayın bahşettiği bir ihsana değil,Cumhuriyet devrimine,Atatürk’ün kadınları birey olarak tanıyan vizyonuna borçludur.Cumhurbaşkanları gelir geçer.Haklar kalıcıdır.Atatürk’ü yok sayarak var olmaya çalışmak,tarihi eğip bükerek sadakat yarışı yapmak,ne inandırıcıdır ne de onurludur.Bu ülkenin kadınları biatla değil,devrimle hak kazandı.Ve o hakları kimsenin çarpıtmaya, küçültmeye, “bana verdiler” diyerek sahiplenmeye hakkı yoktur.