Starobelsk’teki Kolej Saldırısına Rusya’dan Sert Tepki: “Bu Bir Savaş Suçudur”Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliği Basın Ateşesi Dmitry Baranov, Starobelsk’te bir öğrenci yurduna düzenlenen ve 21 çocuğun hayatını kaybettiği İHA saldırısıyla ilgili bir makale kaleme aldı. Daily Sabah gazetesinde yayımlanan makalede Baranov, saldırıyı “İkinci Dünya Savaşı’ndaki Nazi uygulamalarına benzeyen bir savaş suçu” olarak nitelendirdi.Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçiliği, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından Starobelsk’teki bir koleje düzenlenen ve çok sayıda sivil kayba yol açan saldırıya ilişkin sert bir açıklama yayımladı. Büyükelçilik Basın Ateşesi Dmitry Baranov’un kaleme aldığı ve Türk basınında yer bulan makalede, saldırının doğrudan sivilleri ve çocukları hedef alan organize bir eylem olduğu ileri sürüldü.”Çocuklar Uykudayken 16 İHA ile Vuruldu”Basın Ateşesi Baranov, 22 Mayıs gecesi sabaha karşı gerçekleşen saldırının detaylarını aktardığı yazısında, öğrencilerin kaldığı yurt binasının 16 intihar insansız hava aracı (İHA) ile birkaç dalga halinde hedef alındığını belirtti. Saldırının, zayiatı artırmak amacıyla çocukların uykuda olduğu saatlerde yapıldığını vurgulayan Baranov, şu ifadeleri kullandı:”Operatörler önce idari binaları ve yatakhaneyi vurdu. Ardından çocukların binadan kaçmasını beklediler. Çocuklar dışarı fırladığındaysa doğrudan üzerlerine ateş açtılar. Üçüncü dalga İHA’lar ise hayatta kalanları hedef aldı. Beş katlı yurt binası tamamen yıkıldı; 21 çocuk hayatını kaybetti, 60’tan fazlası yaralandı.””Bölgede Askeri Hedef Yoktu”Söz konusu eğitim kurumunun yakınlarında herhangi bir askeri tesis veya üssün bulunmadığını belirten Baranov, olayın bir hava savunma ıskalaması ya da elektronik harp sapması olmadığını iddia etti. Makalede, 24 Mayıs tarihinde Türkiye dahil olmak üzere birçok ülkeden medya mensubunun ve yerel yetkilinin trajedinin yaşandığı bölgeyi ziyaret ederek sivil yıkımı gözleriyle gördüğü ifade edildi.Uluslararası Sözleşmeler HatırlatıldıAçıklamada, Kiev yönetiminin bu eylemlerle 1949 Cenevre Sözleşmeleri’ni, sivillerin korunmasını düzenleyen ek protokolleri ve 1989 Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi açıkça ihlal ettiği savunuldu. 2014 yılından bu yana sivil altyapıya yönelik benzer saldırılarda binlerce sivilin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Baranov, Batılı ülkeler tarafından sağlanan uzun menzilli füzelerin ve teçhizatın sivil yerleşim yerlerinde kullanılmasını eleştirdi.”Uluslararası Toplum Sessiz Kalmamalı”Uykudaki çocuklara yönelik saldırıların hiçbir askeri gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını belirten Büyükelçilik Basın Ateşesi Dmitry Baranov, makalesini uluslararası topluma çağrıda bulunarak noktaladı:”Bugün uluslararası toplumun bu tür suçlara göz yummaması her zamankinden daha önemlidir. Sessizlik ve sivil ölümlerini siyasi nedenlerle görmezden gelme çabaları, cezasızlık algısı yaratmakta ve yeni trajedileri teşvik etmektedir.”