Samsun Balkan Türkleri Derneği’nde “jenerasyon kırılması” ve birlik tartışması.
Samsun Balkan Türkleri Derneği’nin 20. Olağan Genel Kurulu, sadece bir seçim süreci değil; aynı zamanda dernek içindeki değişimin, kırılmanın ve tartışmaların da açık şekilde ortaya çıktığı bir toplantı oldu. Anadolu Basın Birliği Genel Sekreteri Turhan Akşen’in değerlendirmeleri, derneğin geçmişten bugüne yaşadığı dönüşümü ve mevcut yapıya yönelik eleştirileri gözler önüne serdi.Genel kurul salonunda önceki yıllara kıyasla farklı bir tablo dikkat çekti. Katılımcıların büyük bölümünün birbirini tanımadığına işaret eden Akşen, geçmişteki genel kurullarda yaşanan yoğun katılım, heyecan ve güçlü iletişim ortamının artık hissedilmediğini ifade etti. Önceki dönemlerde siyasetçiler, belediye başkanları, bürokratlar ve iş dünyasından isimlerin ön sıralarda yer aldığı, seçimlerin rekabet içinde geçtiği ve sonuçların coşkuyla kutlandığı süreçlerin geride kaldığını belirtti.Akşen’e göre dernekte önemli bir “jenerasyon değişimi” yaşanıyor. 1968 sonrası kuşağın zamanla geri çekildiğini, yerini ise 1975–2000 arası doğumlu daha genç bir grubun aldığını dile getiren Akşen, bu değişimin son 10 yılda yönetim yapısında belirgin hale geldiğini söyledi. Ancak bu sürecin sağlıklı bir geçişten ziyade, dar bir çevre içinde şekillendiğini savundu.Bir önceki genel kurul sürecine de değinen Akşen, aday olan bazı isimlerin kazanmasını engellemek amacıyla adil olmayan uygulamaların yaşandığını öne sürdü. Üye listelerine erişimde yaşanan sıkıntılar, iletişim eksiklikleri ve perde arkasındaki etkilerin bu süreci belirlediğini iddia etti.Genel kurulda gündeme gelen konular arasında derneğe bağışlanan bir arsanın akıbeti de yer aldı. Bu konuda yöneltilen sorulara verilen yanıtların yetersiz kaldığını belirten Akşen, özellikle bir kadın başkan adayına verilen cevabın iki yıldır somut bir sonuca dönüşmediğini ifade etti. Salondaki bazı tepkilerin ise rahatsız edici boyutta olduğunu söyledi.Dernek bünyesinde oluşturulan “Onur Kurulu” ve “Danışma Kurulu” gibi yapıların da eleştiri konusu olduğunu belirten Akşen, bu kurulların gereksiz olduğunu ve üyeler arasında ayrım hissi oluşturduğunu savundu. Danışma kurulunun etkin çalışmadığını, öneri ve rapor üretmediğini dile getirdi.Dernekteki mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını ifade eden Akşen, üyelerin büyük bölümünün ya aidat borçları nedeniyle pasif hale geldiğini ya da dernekle bağını kopardığını söyledi. Ayrıca, sadece seçim dönemlerinde aktif olan üyelerin çoğunluk oluşturmasının yönetim yapısını etkilediğini belirtti.Bu gelişmelerin bir sonucu olarak Samsun genelinde çok sayıda hemşeri derneğinin kurulmaya başladığını vurgulayan Akşen, şu anda sayının 17’ye yaklaştığını ve artmaya devam edeceğini ifade etti. Yeni kurulan derneklerin daha küçük ölçekli ama daha aktif bir iletişim ve dayanışma ortamı oluşturduğunu da sözlerine ekledi.Öte yandan şehir yöneticilerinin sık sık “neden tek çatı altında toplanılmıyor?” sorusunu yönelttiğini belirten Akşen, mevcut ayrışmanın bu soruya net bir cevap verilmesini zorlaştırdığını ifade etti.Son olarak birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Akşen, derneklerin ancak üyelerin sahiplenmesiyle ayakta kalabileceğini vurgulayarak, “Sahiplenmeyen değil, sahiplenen yönetir” mesajını verdi.