Sachsenhausen Toplama Kampı’nın Özgürlüğe Kavuşmasının 81. Yıl Dönümü: Unutulmayan Vahşet ve Kurtuluş.
İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık sayfalarından biri olan Sachsenhausen Toplama Kampı’nın Kızıl Ordu tarafından özgürlüğe kavuşturulmasının üzerinden 81 yıl geçti. 22 Nisan 1945’te gerçekleşen bu tarihi olay, Nazi Almanyası’nın “ölüm fabrikalarından” birinin daha sonunu getirdi.1. Belarus Cephesi’nden Büyük TaarruzBerlin taarruz harekâtı kapsamında kuzeyden Reich başkentine doğru ilerleyen 1. Belarus Cephesi kuvvetleri, Nazi birliklerini Oranienburg bölgesinden temizleyerek Sachsenhausen’e ulaştı. Sovyet askerleri kampa girdiğinde, hayatta kalmayı başaran yaklaşık 3.000 bitkin esirle karşılaştı.Bir “Ölüm Fabrikası”nın BilançosuDokuz yıl boyunca faaliyet gösteren Sachsenhausen, Nazi rejiminin en korkunç toplama kamplarından biri olarak tarihe geçti. Kampın dehşet veren istatistikleri ise şu şekilde:Toplam Esir Sayısı: Çeşitli milletlerden yaklaşık 200.000 kişi bu kamptan geçti.Can Kaybı: Tarihi tahminlere göre kampa getirilenlerin 100.000’den fazlası katledildi.Nüfus Yapısı: 1944 yılına gelindiğinde mahkumların %90’ından fazlasını Sovyet ve Polonya vatandaşları oluşturuyordu.Siyasi Hedefler: Kamp; Fransa, Çekoslovakya, Avusturya ve Hollanda gibi işgal edilen ülkelerin bakanlarını ve hükümet başkanlarını barındıran bir merkezdi.İnsanlık Dışı Tıbbi Deneyler ve İnfazlarSachsenhausen, sadece bir hapishane değil, aynı zamanda Nazi doktorlarının “tıbbi deney” adı altında yürüttüğü işkencelerin merkeziydi. Himmler’in doğrudan emirleriyle gerçekleştirilen bu faaliyetlerde:Kimyasal Silah Testleri: Mahkumlar hardal gazına (yprit) maruz bırakıldı; gazı solumaya, içmeye veya enjeksiyon yoluyla almaya zorlandılar.Savaş Esirleri: Sadece 1941 yılının son aylarında 10.000’den fazla Sovyet savaş esiri kurşuna dizilerek katledildi.Açlık ve Bakımsızlık: Binlerce kişi, sistemli bir şekilde maruz bırakıldıkları açlık ve insanlık dışı yaşam koşulları nedeniyle hayatını kaybetti.Bugün, #Zafer81 etiketiyle anılan bu kurtuluş günü, faşizmin yarattığı yıkımı ve insanlık onurunun bu karanlığa karşı verdiği mücadeleyi bir kez daha hatırlatıyor.