Rize’de “Çay ve Millet İradesi” Buluşması: “40 Lira Taban Fiyat” Talebi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), bugün (9 Mayıs 2026) Rize’de çay üreticilerinin sorunlarını ve gündemdeki siyasi gelişmeleri merkezine alan geniş kapsamlı bir miting düzenledi. “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” serisinin 108. durağı olan bu buluşma, aynı zamanda yaş çay alım kampanyası öncesinde üreticinin “hak arama meydanı”na dönüştü.İşte mitingden öne çıkan başlıklar ve talepler:Özgür Özel: “40 Lirayı Verin, Üreticiyi Perişan Etmeyin”Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalığa seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ekonomik krize ve çay fiyatlarına vurgu yaptı:Fiyat Talebi: Özel, 2026 yılı yaş çay taban fiyatının en az 40 TL olması gerektiğini belirtti. “Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bunun altındaki her fiyat sömürüdür,” dedi.Çay Kanunu: Üreticinin özel sektöre mahkum edilmemesi için acilen bir “Çay Kanunu” çıkarılması ve taban fiyatın altında alım yapılmasının yasaklanması çağrısında bulundu.Erken Seçim Mesajı: Mitingin teması olan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” kapsamında, Ekrem İmamoğlu’nun hukuki durumu ve ekonomik gidişat üzerinden erken seçim talebi yinelendi.”Bezduk, Darlanduk!”Mitingde sadece siyasiler değil, Rize ve çevre illerden gelen üreticiler de söz sahibiydi.Ortak Sloganlar: Alanda sık sık “Çayda, fındıkta sömürüye son”, “Söz çay üreticisinindir” ve Karadeniz şivesiyle yerel hoşnutsuzluğu anlatan “Bezduk, darlanduk!” sloganları yükseldi.Geniş Katılım: Mitinge CHP’nin bölge milletvekilleri, Artvin, Trabzon, Giresun il başkanları ile SOL Parti, Emek Partisi (EMEP) ve Saadet Partisi gibi farklı siyasi oluşumların temsilcileri de destek verdi.Neden Rize?Bu miting, hem çay sezonunun açılışı öncesi bölgedeki en önemli ekonomik girdi olan çaya dikkat çekmek hem de iktidarın kalesi olarak görülen Rize’de vatandaşın geçim sıkıntısını doğrudan yerinde dile getirmek amacıyla stratejik bir önem taşıyordu.Haber Notu: Rize’deki bu buluşma, Mart ayında İl Başkanlığı öncülüğünde yapılan yerel yürüyüşün ardından, Genel Merkez düzeyinde katılımın sağlandığı en kitlesel “çay protestosu” olarak kayıtlara geçti.