Paşinyan’ın Rusya Eleştirisi ve 1915 Söylemi: Ermenistan’ın Jeopolitik Yön Arayışı.
Nikol Paşinyan’ın 1915 olayları ve Ermenistan’ın tarihsel yönelimine ilişkin yaptığı açıklamalar, yalnızca tarih tartışması değil, Erivan’ın dış politika ekseninde yaşanan dönüşümün bir yansıması olarak görülüyor.Paşinyan, Ermeni toplumunun uzun süre Rus perspektifiyle hareket ettiğini savunarak 2026’da Ermenistan halkının “Zatulin’in gözlerinden bakmama” yönünde bir tercih yapması gerektiğini vurguladı. Bu çıkış, Moskova’nın Güney Kafkasya’daki rolüne yönelik açık bir eleştiri olarak değerlendiriliyor.Rusya’ya Mesafe: Güvenlik Bağımlılığından Stratejik ÇeşitlenmeyeErmenistan, Sovyet sonrası dönemde güvenliğini büyük ölçüde Rusya’ya dayandırdı. Ancak:2020 Karabağ Savaşı sonrası yaşanan askeri kayıplar,Rus barış gücünün etkisiz kaldığı yönündeki eleştiriler,2023 gelişmeleri sonrası güvenlik boşluğu algısı,Erivan’da Moskova’ya olan stratejik bağımlılığın sorgulanmasına yol açtı.Paşinyan yönetimi son dönemde:Avrupa Birliği ile ilişkileri derinleştirme,ABD ile savunma iş birliğini artırma,İran ve Hindistan gibi alternatif ortaklarla temas kurmapolitikalarıyla dikkat çekiyor.Tarih Söylemi ve Kimlik SiyasetiPaşinyan’ın “tarihin kurbanı değiliz” vurgusu, Ermeni kimliğinin yalnızca tarihsel travmalar üzerinden tanımlanmasına karşı bir siyasal dil oluşturma çabası olarak okunabilir.Bu yaklaşım üç hedefe işaret ediyor:İç politikada travma merkezli milliyetçiliğin etkisini azaltmak,Dış politikada daha esnek ve çok yönlü bir diplomasi zemini oluşturmak,Batı ile entegrasyonu kolaylaştıracak yeni bir tarih anlatısı geliştirmek.Türk Diplomat Suikastleri ve Hafıza Siyasetinin Çatışan Boyutları1970’li ve 1980’li yıllarda Ermeni radikal örgütleri tarafından gerçekleştirilen saldırılar, Türkiye’nin diplomatik hafızasında derin izler bıraktı.Bu saldırılarda yaşamını yitiren isimlerden biri de Türkiye’nin Belgrad Büyükelçisi Galip Balkar oldu. 1983’te uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit edilen Balkar’ın suikastı, Türk diplomasi tarihinin en trajik olayları arasında yer alıyor.Faillerin bir kısmının farklı ülkelerde yaşamayı sürdürmesi, uluslararası hukuk ve adalet tartışmalarını güncelliğini koruyan bir mesele haline getiriyor.Türkiye–Ermenistan İlişkileri Açısından Olası SonuçlarPaşinyan’ın söylemi ve dış politika yönelimi, Ankara-Erivan hattında yeni fırsatlar ve riskler doğurabilir:Olası fırsatlarRus etkisinin azalmasıyla ikili normalleşme sürecinin hızlanmasıBölgesel ticaret ve ulaşım hatlarının açılmasıGüney Kafkasya’da çok taraflı diplomasi zemininin güçlenmesiOlası risklerTarih söylemi üzerinden yeni gerilim alanlarının oluşmasıİç politik baskılar nedeniyle reformların geri adım atmasıRusya’nın bölgedeki nüfuz mücadelesinin sertleşmesiSonuç: Yeni Yön Arayışı ve Bölgesel DengePaşinyan’ın Rusya eleştirisi ve tarih söylemi, Ermenistan’ın sadece geçmişle hesaplaşma değil, gelecekteki jeopolitik yönünü yeniden tanımlama arayışının bir parçası olarak görülüyor.Ancak Güney Kafkasya’da kalıcı istikrarın sağlanması, yalnızca yeni ittifak arayışlarıyla değil; karşılıklı acıların tanınması, terör eylemlerinin reddedilmesi ve tarih anlatılarının siyasallaştırılmaması ile mümkün olabilir.