Kafkasya’da Macron Hattına Ankara’dan “Veto”: Kara Sınırı Fransız Konvoyuna Geçit Vermedi
ANKARA / BAKÜ – Güney Kafkasya’da dengeler yeniden şekillenirken, Türkiye ile Ermenistan arasındaki kara sınırına dair kritik bir gelişme yaşandı. Edinilen bilgilere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ile yapılan üst düzey istişarelerin ardından, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Ermenistan ziyareti kapsamında Türkiye-Ermenistan kara sınırını kullanma talebine onay vermedi.30 Yıllık Kilid: Kara Sınırı Neden Kapalı?Türkiye, Ermenistan ile olan kara sınırını 1993 yılında, Birinci Karabağ Savaşı sırasında Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesi üzerine kapatmıştı. O tarihten bu yana doğrudan uçuşlar ve diplomatik görüşmeler başlamış olsa da, Alican ve Akkaya sınır kapıları tam kapasiteyle sivil ve askeri geçişlere kapalı tutuluyor.Bakü-Ankara Hattında Tam Mutabakatİddialara göre Macron yönetimi, Ermenistan’a yönelik lojistik destek ve sembolik bir “sınır geçişi” hamlesi için Ankara’dan izin talep etti. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı görüşmelerin ardından şu kararı aldığı belirtiliyor:Öncelik Barış Anlaşması: Türkiye, sınırın tamamen açılması için Ermenistan ile Azerbaycan arasında kalıcı bir barış anlaşmasının imzalanmasını şart koşuyor.Üçüncü Taraflara Mesaj: Fransa’nın bölgedeki Ermenistan yanlısı tutumu, Ankara ve Bakü tarafından “istikrarı bozucu” bir unsur olarak değerlendiriliyor. Macron’un bu hamlesinin reddedilmesi, bölge dışı aktörlerin Kafkasya denklemine dahil edilmeyeceğine dair güçlü bir mesaj olarak yorumlandı.Normalleşme Süreci Askıda mı?Son dönemde iki ülke özel temsilcileri (Serdar Kılıç ve Ruben Rubinyan) sınırın üçüncü ülke vatandaşlarına açılması için teknik görüşmeler yürütse de, Macron’un geçiş talebine verilen ret kararı, sınır kapılarındaki kilidin ancak “bölgesel uzlaşı” ile açılacağını bir kez daha kanıtladı.Analiz: AZ Front ve yerel kaynaklar tarafından aktarılan bu gelişme, Türkiye’nin Kafkasya politikasında Azerbaycan ile olan “Tek Millet, İki Devlet” ilkesinden ödün vermediğini gösteriyor. Macron’un kara sınırını kullanma girişimi, Fransa’nın bölgedeki nüfuzunu artırma çabası olarak görülürken, Ankara’nın bu girişimi engellemesi bölgedeki “3+3” (Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Rusya, İran, Gürcistan) mekanizmasına verilen önemi pekiştiriyor.