DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan’dan Skandal “Statü” Talebi: “Sayın Öcalan’ın Statüsü Tanınmalı”DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, yaptığı açıklamada Abdullah Öcalan için “Sayın” ifadesini kullanarak, “Sayın Öcalan’ın statüsü artık tanınmalıdır. Türkiye’de kamuoyunun sürece karşı bir isteksizliği yok” dedi.Doğan, Öcalan’ın çalışma, yaşam ve iletişim koşullarının “sürece uygun hale getirilmesi” gerektiğini, “özgür yaşar ve çalışır” şartlarının oluşturulmasını ve İmralı ile kurulan hukukun adının konulmasını talep etti. Bu talepler, Öcalan’ın fiilen baş müzakereci konumuna getirilmesi ve yasal-idari engellerin kaldırılması anlamına geliyor.40 Binden Fazla Canın Hesabı VarBu açıklama, PKK terör örgütünün 1984’ten bu yana sürdürdüğü kanlı eylemlerinin bilançosuna rağmen yapıldı. Resmi verilere göre terör örgütü eylemleri, çatışmalar ve operasyonlarda binlerce güvenlik görevlisi (asker, polis, köy korucusu), sivil vatandaş, kadın ve çocuk hayatını kaybetti. Toplam can kaybı 40 bin seviyesinde; bazı dönemlerde 50 bin civarı tahminler yapılıyor. Öcalan, PKK’nın kurucusu ve uzun yıllar fiili lideri olarak bu terör tarihinin en üst düzey sorumlusu kabul ediliyor.Türkiye’de büyük bir kesim, Öcalan’a “sayın” hitabı ve özel statü talebini şehitlere, gazilere ve terör mağdurlarına açık hakaret olarak değerlendiriyor.Kamuoyu GerçeğiDoğan’ın “kamuoyunda isteksizlik yok” iddiası ise gerçeklerle örtüşmüyor. Yapılan anketlerde toplumun yüzde 70-80 civarı Öcalan’a umut hakkı, ev hapsi veya herhangi bir siyasi statü tanınmasına karşı çıkıyor. Özellikle “Öcalan rol üstlensin” veya “özel koşullar verilsin” teklifleri ezici çoğunluk tarafından reddediliyor. Sadece DEM Parti tabanında yüksek destek varken, genel Türkiye kamuoyu “Önce terör tamamen bitsin, örgüt dağılsın” görüşünde.Tepkiler SertBu tür açıklamalar, geçmiş “çözüm süreci” denemelerinin (2013-2015) hendek terörüne ve yüzlerce yeni şehide yol açtığı gerçeğini akıllara getiriyor. Milliyetçi kesim, şehit aileleri ve büyük çoğunluk, terör liderine statü tanınmasını devletin onurunu zedeleyen bir taviz olarak görüyor.Gerçek barış ancak terör örgütünün silahları tamamen bırakması, feshedilmesi ve adaletin tecelli etmesiyle mümkün olabilir. Terörün mimarına “statü” tartışması yapmak, milletin vicdanını yaralamaktan başka bir işe yaramaz.Bu topraklar on binlerce can verdi. Bu milletin sabrı ve tahammülü sınırsız değildir. Terörle değil, terörün kökünü kazıyarak huzur gelir.