Ortada kesinleşmiş bir suç yok. Ortada mahkeme kararı yok. Ama buna rağmen bir sporcu, hem de yıllardır göz önünde, alın teriyle kariyer yapmış bir kadın sporcu, manşetlerde suçlu ilan ediliyor.Derya Çayırgan’a yapılan tam olarak budur.Bir ifade… Bir “değerlendirme”… Bir isim zikri… Ve ardından kurulan kirli cümleler. Delil yok, hüküm yok ama iftira var. Sosyal medyada dolaştırılan senaryolar, ima yoluyla atılan çamurlar, bilinçli olarak seçilmiş başlıklar var.Bu ülkenin spor hafızası balık hafızası değildir.Derya Çayırgan;Milli formayı giymiştir,Galatasaray’da oynamıştır,Anthi Vasilantonaki gibi uluslararası kariyere sahip bir sporcu ile aynı sahayı paylaşmıştır,Yıllarını disiplin, kamp, antrenman ve maç temposuyla geçirmiştir.Şimdi soruyoruz:Bu hayatı yaşayan bir sporcuya, tek bir ifade üzerinden nasıl bu kadar rahat “suçlu” muamelesi yapabiliyorsunuz?Gözaltına alındı diye manşet atmak kolay.Adli kontrolle serbest bırakıldı kısmını küçük puntolarla geçmek de öyle.Ama esas soru şu:Eğer yarın bu dosyadan hiçbir şey çıkmazsa, bugün atılan bu manşetlerin, kurulan bu cümlelerin hesabını kim verecek?Masumiyet karinesi anayasal bir süstür diye mi var sanıyorsunuz?Kadın sporcular daha mı kolay hedef oluyor?İsim tanıdık diye mi linç bu kadar rahat?Bu bir soruşturma haberi değil artık.Bu, itibar suikastıdır.Hukuk konuşacaksa delille konuşsun.Gazetecilik yapılacaksa bilgiyle yapılsın.Ama kimse, henüz dosyası bile kapanmamış bir sporcuyu çamura batırma cesaretini kendinde hak görmesin.Bugün susulursa yarın sıradaki isim çok daha kolay harcanır.Bu yüzden yazıyoruz:Bu kıza iftira atılıyor.Ve bu iftiraya alışmayacağız.