Alkol Masasında Sela, Siyasette UtançBir ülkede din bu kadar ucuzlatılabilir mi?
Bir ülkede inanç bu kadar ayağa düşürülebilir mi?Burdur’da yaşanan skandal, yalnızca bir “bireysel hadsizlik” değil; siyasetin dini nasıl bir gösteri malzemesine dönüştürdüğünün ibretlik fotoğrafıdır. Alkol masasında sela okutturduğu görüntülerle gündeme gelen Burdur MHP İl Genel Meclis Üyesi Abdullah Aksoy, kamu vicdanında çoktan hükmünü giymiştir.Bu, ne mizah ne gaf ne de “yanlış anlaşılma”dır.Bu, kutsala bilinçli bir saygısızlıktır.Sela; ölümde, afette, felakette okunur.Bir kadehin, bir kahkahanın, bir masanın fon müziği değildir.Ama işte tam da bu yüzden bu olay münferit değildir. Çünkü yıllardır dini; miting kürsüsünde, oy sandığında, çıkar masasında araçsallaştıran bir siyaset anlayışının geldiği nokta budur. Kutsal, gerektiğinde slogan; gerektiğinde şov; gerektiğinde kalkan olmuştur.MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadi Durmaz’ın, Aksoy’un partiden ihraç edileceğini açıklaması, geç kalmış ama zorunlu bir adımdır. Ancak şu soru ortada duruyor:Bu görüntüler ortaya çıkmasaydı, yine de ihraç edilecek miydi?Asıl mesele bir kişinin ne yaptığı değil;ona bu cesareti veren siyasal iklimdir.Bu ülkede din, samimiyetle yaşanmadığı sürece;ya bir baskı aracınaya da bir alkol masasında eğlence malzemesine dönüşüyor.İkisi de aynı derecede tehlikelidir.İnancı savunduğunu söyleyenlerin, önce inancı koruması gerekir.Onu küçük düşüreni, hafife alanı, şova çevireni yalnızca “ihraç” ederek değil; topluma karşı açıkça mahkûm ederek durdurmak gerekir.Çünkü bu mesele siyaset üstüdür.Bu mesele ahlaktır.Bu mesele vicdandır.Ve bugün kaybedilen şey bir meclis üyesi değil;kamusal saygıdır.