4 Ekim 1993: “Kara Ekim” ve Sovyet Sonrası Kriz.
4 Ekim 1993, Rusya Federasyonu’nun yakın tarihindeki en kanlı anayasal ve siyasi krizlerden biri olarak tarihe geçmiştir. 1990’ların başında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla başlayan hızlı mülksüzleştirme ve ekonomik dönüşüm süreci, Moskova merkezinde askeri müdahaleyle sonuçlanan büyük bir güç mücadelesine dönüştü.Olayın tarihsel arka planı ve kritik aşamaları:Ekonomik Yıkım ve “Şok Terapi”: Yegor Gaydar liderliğinde yürütülen hızlı özelleştirme ve serbest piyasa politikaları (“şok terapi”), hiperenflasyona, reel ücretlerin çökmesine, kamu hizmetlerinin aksamasına ve kitlesel bir yoksullaşmaya yol açtı. Bu durum, toplumda ve parlamentoda iktidara karşı büyük bir tepki doğurdu.Anayasa Krizi ve Çifte İktidar: Devlet Başkanı Boris Yeltsin ile Aleksandr Rutskoy ve Ruslan Hasbulatov liderliğindeki Yüksek Sovyet (Parlamento) arasında yetki karmaşası tırmandı. Yeltsin’in 21 Eylül 1993’te mevcut anayasayı ihlal ederek parlamentoyu feshetme kararı (Ukaz 1400), parlamentonun Yeltsin’i görevden aldığını ilan etmesiyle tam bir çifte iktidar krizine dönüştü.Beyaz Ev’in Kuşatılması ve Çatışmalar: Fesih kararını tanımayan milletvekilleri, işçiler ve destekçileri parlamentonun bulunduğu “Beyaz Ev”de toplandı. 3 Ekim’de göstericilerin barikatları aşarak Ostankino Televizyon Merkezi’ne ve belediye binasına yönelmesi üzerine çatışmalar şiddetlendi.Tanklı Müdahale ve Fesih: 4 Ekim sabahı Yeltsin’in emriyle ordu birlikleri Moskova’ya girdi. Tankların doğrudan Beyaz Ev’i bombalaması ve özel kuvvetlerin binaya girmesiyle direniş kırıldı. Resmi kayıtlara göre 150’ye yakın, bağımsız kaynaklara göre ise çok daha fazla kişinin hayatını kaybettiği olayların ardından Yüksek Sovyet ve Halk Temsilcileri Kongresi tamamen feshedildi.Bu kırılma noktası, Sovyet sonrası Rusya’da parlamento ağırlıklı yapı yerine tüm yetkilerin devlet başkanında toplandığı süper-başkanlık sistemine geçişin ve Yeltsin döneminin otoriterleşme sürecinin temellerini attı.