CHP Samsun İl Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto ederek Samsun’da bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe binlerce insan katıldı. Yürüyüş, 56 Kar mevkiinde başlayıp Atatürk Heykeli önünde sona erdi. CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ burada halka bir konuşma yaptı:
“Bugün, hukuk devletine, demokrasiye ve halkın iradesine yönelik kabul edilemez bir saldırıya şahit oluyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun hukuksuz bir şekilde tutuklanması, sadece kendisine değil, milyonlarca yurttaşımızın demokratik iradesine yapılan bir darbedir.”
Bu karar, Erdoğan ve çevresindeki dar çıkar grubunun yargıyı siyasallaştırmasının ve kendi çıkarları için araç haline getirmelerinin en somut örneğidir. Bu karar; halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, milletvekilleri ve tüm seçimle görev yapan seçilmişlerin üzerinde atanmış memurların açıkça tahakkümüdür. Yargı vesayetidir.
Sayın İmamoğlu’nun kıymetli annesi, eşi ve evlatları, bu hukuksuzluktan doğan büyük bir haksızlığın yanı sıra trollerin ağır itibar suikastlarına ve iftiralarına maruz bırakılmışlardır. Bir eşin, bir babanın, bir evladın hukuksuzca tutuklanmasının yarattığı derin acıyı hepimiz yüreklerimizde hissediyoruz. Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, toplumsal vicdanlarda da yerini bulacak, en kutsal saydığımız aile kurumunu da AKP zulmüne karşı bizler koruyacağız.
Bugün karşı karşıya olduğumuz baskıcı oligarşi ile asla kişisel mücadele yöntemleriyle, bölünmüş ve ayrışmış bir muhalefetle mücadele yürütülemez! Gün, birlik olma günüdür! Konu Cumhuriyet Halk Partisi için asla sadece Ekrem İmamoğlu veya iktidar meselesi değildir. Konu, geleceğimiz, evlatlarımızın geleceği ve bundan sonra onurlu bir yaşam sürüp süremeyeceğimiz konusudur ve bu hepimizin ortak meselesidir!
Konu, ülkenin tepesine çöken ve bizi tek bir kişinin istekleri doğrultusunda yaşamaya mecbur etmeye çalışan bu rejime karşı topyekûn mücadele etme meselesidir. Şimdi; milliyetçi demokratların, dindar demokratların, liberal demokratların, sosyalistlerin, sosyal demokratların, kısacası tüm ülke muhalefetinin tek ses olması ve bu hayasız gidişe dur deme zamanıdır. Şimdi;
“Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapısını örtenin perdesini çekenin Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın Duvarları ancak çarpınca görenin Canı cehenneme başkasının yangınıyla Evini ısıtıp yemeğini pişirenin”
diyen Şükrü Erbaş’ın dizelerini hep birlikte söyleme zamanıdır.
CHP olarak bu haksızlığa karşı susmayacağız. Hukuksuzluktan beslenen bu anlayışa karşı, halkımızla birlikte demokrasi ve hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.