TÜBİTAK’ta Tercih Tartışması: “Yağmur Duası” Analizine 3 Milyon TL, Dünya Birincisi Fizik Projesine Red
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), projeleri değerlendirme kriterleri ve destek verdiği alanlar nedeniyle bir kez daha tartışmaların odağında. Bilim dünyasında “vizyon farkı” olarak yorumlanan iki ayrı karar, sosyal medyada ve akademik çevrelerde büyük yankı uyandırdı.1. Tartışmalı Destek: “Eko-Teolojik Yağmur Duası” AnaliziBursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Doç. Dr. Öznur Özdemir yürütücülüğündeki bir projeye TÜBİTAK’tan dev bütçeli bir destek geldi. “İslam Tarihinde Katılımlı Dua Örneği Olarak Yağmur Dualarının Eko-Teolojik Analizi (VII.-XI. yy)” başlıklı çalışma, TÜBİTAK 2515-COST programı kapsamında yaklaşık 3 milyon TL bütçe ile ödüllendirildi. Projenin akademik değeri bir yana, bütçe miktarı diğer bilimsel çalışmalarla kıyaslandığında eleştiri oklarının hedefi oldu.2. TÜBİTAK’ın Reddetiği İlayda, Dünya Birincisi Oldu!Diğer tarafta ise Türkiye’nin kaçırdığı büyük bir beyin göçü hikayesi yatıyor. Lise öğrencisi olduğu dönemde İlayda Şamilgil, “sıvılardaki mıknatıs oranını ölçen” yenilikçi bir fizik projesini TÜBİTAK’a sundu. Ancak TÜBİTAK, İlayda’nın projesini “yetersiz” bularak reddetti.TÜBİTAK’ın beğenmediği o proje:Polonya’da 70 ülkeden 5 bin fizik projesinin katıldığı yarışmada Dünya Birincisi seçildi.Üstün başarısıyla NASA’nın dikkatini çekerek Mars projelerine dahil edildi.3. Türkiye’den NASA’ya ve Robotik TeknolojilereTÜBİTAK tarafından kapıların kapatıldığı İlayda Şamilgil, bugün bilim yolculuğuna ABD’de devam ediyor. Boston’da bulunan Organic Robotics adlı şirkette çalışan Şamilgil, geleceğin teknolojisi olarak görülen “giyilebilir sensör teknolojileri” üzerine geliştirmeler yapıyor.Kamuoyunda Oluşan Ortak Soru:Dünya çapında ses getiren ve uzay teknolojilerinde kullanılan fizik projelerini reddeden bir kurumun, milyonluk bütçeleri teolojik analizlere ayırması Türkiye’nin teknoloji geleceğini nasıl etkileyecek? Bilimsel kaynakların dağılımındaki bu zıtlık, beyin göçünün neden durdurulamadığının en somut örneği olarak gösteriliyor.