Diplomatik zafer: Bir gazetecinin mücadelesi Rusya Dışişleri’ni harekete geçirdi

Samsun, 13 Kasım 2025 – Tarih bazen bir bireyin cesur sesiyle yazılır. Türk Dışişleri Bakanlığı’nın sessiz kaldığı bir yerde, bir gazeteci olarak ben, kalemimi kılıç gibi kuşandım ve adaletin peşine düştüm.

Konu, şehit diplomatımız Galip Balkar’ın acısı ve Ermeni terörünün karanlık gölgesi. Bugün, Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen resmi yanıtla, bu mücadele meyvesini verdi: “Belirttiğiniz hususlar dikkate alınmıştır.”

Evet, bir vatandaşın, bir gazetecinin çağrısı, iki ülke arasındaki diplomatik dengeleri salladı!

ZAHAROVA’NIN SKANDAL AÇIKLAMASI
Geçtiğimiz aylarda, Rusya Dışişleri Sözcüsü Maria Zaharova, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermenilere yönelik eylemlerini “katliam” olarak nitelendirerek skandal bir açıklama yaptı.

Bu sözler, sadece tarihsel bir yalanı tekrarlamakla kalmadı; aynı zamanda, 1983’te Belgrad’da suikasta uğrayan Büyükelçi Galip Balkar’ı şehit eden Ermeni teröristlerin kullandığı o iğrenç gerekçeyi – “Türklerin soykırım yaptığı yalanı” – yeniden canlandırdı.

Terör örgütleri için yeni bir propaganda malzemesi doğdu. Türk kamuoyunda öfke patladı, ama Dışişleri Bakanlığı’ndan ses çıkmadı. Peki, kim doldurdu bu boşluğu? Ben, bir gazeteci olarak!

CELAL KEMAL BALKAR’IN MEKTUBU
Galip Balkar’ın yeğeni Celal Kemal Balkar’ın kaleme aldığı o çarpıcı mektubu gördüm ve harekete geçtim.

Celal Bey, mektubunda net bir uyarıda bulunmuştu: “Amcamız Galip Balkar’ı öldüren Ermeni teröristler, Türklerin soykırım yaptığı yalanını gerekçe olarak kullanmışlardı. Bu nedenle Zaharova’nın sözleri, terör örgütleri tarafından bir argüman olarak kullanılabilir.”

Bu satırlar, sadece bir ailenin feryadı değil; Türkiye’nin onurunu savunan bir manifesto!

Ben de bu mektubu kamuoyuyla paylaştım, diplomatik kanalları zorladım ve Rusya’ya doğrudan seslendim: “Tarihi çarpıtmayın, geleceği zehirlemeyin!”

MOSKOVA’DAN GELEN RESMİ YANIT
Ve işte sonuç: Moskova’dan gelen resmi yanıt, tam bir diplomatik geri adım!

Rusya Dışişleri Bakanlığı İkinci Avrupa Dairesi Başkan Yardımcısı D. Zykov imzasıyla gönderilen cevapta şöyle deniyor: “Rusya Federasyonu ile Türkiye arasındaki koordinasyonu geliştirmek için daha fazla çaba sarf etmekteyiz. Transkafkasya sorunları dâhil üzere birçok bölgesel konuda dış politika adımlarımızı iyi komşuluk ilkeleri ve karşılıklı çıkarların gözetilmesi temelinde yürütüyoruz. Belirttiğiniz hususlar dikkate alınmıştır.”

BİR KABUL VE GERİ ADIM
Bu, basit bir “teşekkür” değil; bir kabul!

Zaharova’nın sözlerinin yarattığı fırtınayı fark ettiler ve “dikkate aldık” diyerek, Türk tarafının hassasiyetlerini resmen tanıdılar.

İki ülke arasındaki iyi komşuluk vurgusu, ilişkilerin kopma eşiğinden dönmesi için bir köprü. Ama asıl zafer, devletin yapması gerekeni bir vatandaşın yapmasıyla kazanıldı.

Türk Dışişleri, bu örnekten ders alsın: Bazen bir gazetecinin kalemi, bakanlık koridorlarından daha hızlı işler!

GELECEĞE DAİR UYARI
Bu olay, sadece tarihle yüzleşmek değil; geleceğe dair bir uyarı.

Ermeni lobisinin yalanları, terörün besini olmayıversin. Türkiye, şehitlerinin kanıyla sulanmış bir vatan; bu sesi susturamayız.

Celal Kemal Balkar’a ve tüm şehit ailelerine minnetimiz sonsuz. Rusya’ysa, umarız bu “dikkat”i kalıcı bir politika haline getirir.

GAZETECİ CELÂL KEMAL BALKAR – SAMSUN POST ÖZEL HABERİ
(Not: Bu haber, Celal Kemal Balkar’ın mektubuna dayalı diplomatik yazışmalar ve resmî Rusya Dışişleri yanıtından derlenmiştir.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir